Gitmek istiyorum. Olmadığın bir yere. Ya da... Olduğun fakat bana ulaşamayacağın bir yere. Varoluşunun bende kaygı yaratmayacağı bir yere. Ortalama nüfus’un senden oluşmadığı bir yere. Daha vicdanlı, daha özgür insanların yaşadığı bir yere. Siyasi haritalardan ziyade fiziki haritalarla yolunu bulan insanların yaşadığı bir yere. Herkesin sınırlarını bildiği o yüzden kimsenin sınırlara ihtiyacının olmadığı bir yere. 
Benim gibi kaçıp gelenlerin sığındığı, kaçacak bir yerin kalmadığı ama kaçmanın da gereğinin kalmadığı bir yere. Sahip olmanın değil, varolmanın değerli olduğu bir yere. Gece kurduğum düşün sabah peşine düşebileceğim bir yere. Her anımı, ağzıma attığım bir çukulata tanesinin damağım ve dilim arasında erimesini bekler gibi, kutsayarak, özümseyerek yaşayabileceğim bir yere. İnsanın ölürken içinden “oh” değil de, “ah” dediği bir yere. 
Herşeye hazırlıklı, dogmalardan arınmış, meraklı , cesur, tedirgin ve naif insanların yaşadığı bir yere. İyiliğin de kötülüğün de adil şekilde karşılığını bulduğu bir yere. Çıplak ayakların toprağa bastığı, toprağın üzerini bitkilerin kapladığı, bitkilerin tertemiz yağmurlarla sulandığı bir yere. Kendini diğer canlılardan daha üstün görmeyen, doğa ile barışık insanların yaşadığı bir yere. Bir çiçeğe bakınca gözleri yaşaran, denize girince ruhu arınan, bir hayvanın karnını doyurunca mutlu olan insanların yaşadığı bir yere. Sevdiğim kadının gözlerine doyasıya bakarak yaşlanacağım bir yere. 
Gitmek istiyorum. Senden uzakta bir yere.  Aklıma, fikrime, ruhuma doluşmuş; genel temayüle aykırı, varlığı yokluğu belirsiz, saklı kalmış cennetime.

Yorumlar

Popüler Yayınlar